• marc lepine

    1.
    1989 yılında Kanada'da École Polytechnique üniversitesini basarak 14 feminist kadını öldürüp 10 tanesini yaraladıktan sonra intihar etmiş olan mass katili. Kendisi idollerim arasında yer alır. Dün itibarıyla ölümünün üzerinden 28 yıl geçmiştir.
    ... kazuo kiriyama
  • kadınlardan nefret etme sebepleri

    116.
    Daima kalitesiz erkeklerle birlikte olmaları. Varoş kişilerle çiftleşip insan ırkının yozlaşmasına sebep olmaları.
    4 -3 ... kazuo kiriyama
  • serserilerle evlenip şiddet görünce zırlamak

    4.
    Bu şekilde serserilerle evlendikten sonra şiddete uğrayan kadın gördüğümde seviniyorum. Nedense bu tarz kadınların kendi aptallıklarının bedelini ödemesini görmek aşırı derecede hoşuma gidiyor.
    6 ... kazuo kiriyama
  • bıçak çeken tinerciyi ateşe veren adam

    1.
    Az bile yapmış olan adamdır. Haberi büyük bir zevkle izledim. Darısı diğer tüm varoş dilenci, tinerci, gaspçılara. Yakan adamın serbest bırakılması da ayrı bir sevinç kaynağı.

    https://www.youtube.com/watch?v=yixBCtfj6hs+
    16 ... kazuo kiriyama
  • charles manson

    93.
    An itibarıyla hayatını kaybetmiş olan seri katil. Tarikatıyla adeta bir kült haline gelmişti.
    ... kazuo kiriyama
  • command and conquer 3 kane s wrath

    8.
    Sanılanın aksine sadece Tiberium Wars'dan sonrasını konu almaz. Serinin ilk oyunu olan Tiberian dawn'dan sonrası ile serinin üçüncü oyunu olan tiberium wars'ın devamına kadar olan zaman aralığındaki soru işaretlerini aydınlatır. Kane eninde sonunda Tacitus'a kavuşacaktır.
    ... kazuo kiriyama
  • testere jigsaw efsanesi

    4.
    Spoiler içerir.

    Olmamış filmdir. Önceki serilerle neredeyse hiç alakası yok. Serinin 7 filmini de ezbere bilen birisi olarak söylüyorum bunu.

    Bir de jigsaw'ın aslında bir yardımcısı daha olduğu (röntgeni karıştıran adam) tam bir komediydi. Ters köşe yapacaz diye kasım kasım kasılmışlar. Ayrıca söz konusu adamın jigsaw'ın yardımcısı olduğunu açıklayan kısımları çok oldu bittiye getirmişler. Bir de filmdeki tuzakları hiç beğenmedim (ters pompalı tuzağı hariç). Bunda filmin yönetmeninin büyük payı olduğunu söyleyebilirim. Filmde sanki testere serisinden bir filmi değil de filmin hint yapımı çakmasını izliyormuşsunuz gibi bir hava var. ilk serilerdeki kaotik atmosferi, ambiansı tutturamamışlar. Ayrıca sonlara doğru iki kurbanın jigsaw'a ''john yapma etme bağışla bizi pişmanız'' vb demesi de tam bir fiyaskoydu. Adamların kendilerini tuzağa düşüren seri katil ile olan samimiyetine bak. Serinin ilk 7 filminde kurbanların çaresizliği çok iyi yansıtılıyordu. Burada o da yok. Filme ön yargılı olmama rağmen söylüyorum bunları. Ön yargı derken olumlu anlamda söylüyorum. Yani film berbat olsa bile ''iyi olmuş iyi'' diyecek kadar hastasıyım serinin. Benim gibi biri bile bu eleştirileri yapıyorsa varın gerisini siz düşünün. Bu arada Tobin Bell'i Aydoğan Temel haricinde biri seslendirmesin mümkünse. Filmin ilk 7 serisini müthiş bulan ben, bu filme tam bir fiyasko diyorum. Zaman geçirmek için izlenebilir yine de. Bu arada Hoffman ve Lawrance Gordon'a ne oldu?
    2 -1 ... kazuo kiriyama
  • battlebots

    6.
    Youtube'da bir başladım mı 2-3 saat soluksuz izlediğim robot dövüşü organizasyonu. Favorim Tombstone'dur. Önüne geleni öğütüyor. Ama ne yazık ki bombshell'e yenilmiş.

    2019'da gelen edit: favorim tombstone bu sene de rotator isimli bir robota feci bir şekilde yenildi ancak yine de finallere kalmayı başardı zira en başarılı dövüş robotlarından birisi. Brezilyalı minotaur sezon başında çöp olsa da aksaklıklarını giderdi ve bir önceki sezondaki güçlü formuna geri döndü. Witch doctor ise bu sene tam bir ölüm makinası favori robotlarımdan olan blacksmith'i öyle bir nakavt etti ki dillere destan. Bunlarla birlikte finallere bite force, death rol, saw blaze gibil çok güçlü robotlar kaldı. Cumartesi günü yayınlanacak final bölümünü iple çekiyorum.
    ... kazuo kiriyama
  • dusk

    7.
    Böyle bir fps oyunu var. Grafikleri ve oynanış dinamikleri 90'ların Quake, Heretic ve Doom'una benziyor. Vakit öldürmek için birebir. Tavsiye ederim.
    ... kazuo kiriyama
  • azerbaycan da çocuklar için dini faaliyet yasağı

    11.
    Mükemmel bir uygulama. Islam denen arap töresini komple kaldırmalılar bence.
    2 ... kazuo kiriyama
  • delorean dmc 12

    18.
    Bu arabanın markası delorean olmasaydı kesin honda olurdu. Arabada bildiğin honda tipi var lan.
    ... kazuo kiriyama
  • dinsiz kitapsiz kafir

    4.
    Gayet mantıklı yazıları olan kaliteli bir yazar.
    3 -3 ... kazuo kiriyama
  • muhammed in psikolojik rahatsızlığı

    7.
    Ulan adam hadislerden ve ayetlerden bir sürü kanıt getirmiş hala daha kuru iftira diyenler var. Görmediğine inanır, gördüğüne inanmaz. Tam bir cahil müslüman kafası işte. Birisi de yazmış ''hadislere bir ateistler inanır bir de cahil müslümanlar''. Bu da tam bir taslamancı takkeli deist kafası.

    Ulan bu herifin topladığı hadisler islam alimlerince asırlardır kurandan sonra en güvenilir kaynak olarak kabul edilmiş fakat günümüz kendini müslüman sanan takkeli deistleri tarafından reddediliyor. ehli sünnete göre ise sahih hadisleri reddetmek kafirliktir. müslümler daha kendi aralarında anlaşamıyorlar sonra da bizden inanmamızı bekliyorlar.

    yahu, sizin namazı nasıl kılacağınızı, orucu nasıl tutacağınızı, özetlen neyin nasıl yapılacağını anlatan bu hadis kitapları tüm islam alimlerince güvenilir(sahih) kabul ediliyor. tüm islami ibadetleri bu hadis kitaplarına göre yapıyorsunuz da geri kalanını yaparken bunlara bakıyorsunuz da iş bugün artık iğrençlik sayılan şeylere gelince ''benim bir halam var, onun bıyığı olsa ona amca demekte tereddüt etmezdim.'' şeklinde bin takla atarak hadisleri reddetmeye çalışıyorsunuz? reddetme nedeniniz de bu kitapların islam tarihini ve ritüellerini anlatmanın yanısıra islamın karanlık köşelerinde kalmış örümcek ağları ile kaplı olan olayları da aydınlatmasıdır. hangi olayları kastettiğimi çok iyi biliyorsunuz. tek tek burda açıklayamam.

    kendinizi kandırıyorsunuz. batıdan gelen evrensel ahlaki değerler ne zaman gelip de müslümanlara bu işin iğrenç olduğunu gösterdi, onlar da asırlardır hadis konusunu tartışmazken birden ne olmuşsa bugüne kadar sahih sayılan hadisleri yok sayıp takla atmaya başladılar. madem o kadar takla atıyonuz bilader, olimpiyatlarda altın madalya falan getirin de islam'ın bir işe yaradığını biz de görmüş olalım.
    5 -6 ... kazuo kiriyama
  • dinlerin çöküşünün yadsınamaz oluşu

    2.
    Elbette yadsınamazdır. Özellikle bulaştığı yeri ortaçağa götürmekten başka bir faydası olmayan islam denen çöl masalının çöktüğü günleri görmeyi çok isterdim.
    2 -1 ... kazuo kiriyama
  • intihar mektubu yazsan son sözün ne olur

    57.
    Öleceğim için sadece bir konuda üzülüyorum. O da öldükten sonra gelişecek olan teknolojiyi göremeyecek olmamdan dolayıdır.
    ... kazuo kiriyama
  • knut hamsun

    68.
    Açlık isimli kitabı insana norveç soğuğunu ve derbederliği dibine kadar yaşatır. Tekrar tekrar 10 kez okumuşumdur. Jeffery deaver'in Saatçi'si ve Dan Brown'un Dijital Kale'sinden sonra dünyanın en güzel 3. romanıdır.

    Yazarın açlıktan parmağını ısırıp akan kanı emmesi daha sonra parmağının yaralı halini görünce ağlayarak kendi parmağından özür dilemesi yazarın yaşadığı hayatın ne derece kaotik olduğunun örneklerinden sadece biri.
    2 ... kazuo kiriyama
  • elif şafak ın biseksüel olduğunu açıklaması

    31.
    Marjinal bir cinsel kimliğe sahip olduğunu açıklayarak gündemde kalma çabaları. Kaç kere am yaladın diye sorsak dayanamayıp kusacak mantalitede biri olmasa yine bir nebze inanacağım. Bir de kadınlardaki anormal cinsel yönelimlerin şirince karşılanması da beni ayrı deli ediyor. Bir kadının biseksüel yahut homoseksüel ilişki yaşayarak erkeklerin hakkını çalması ne kadar doğal? Eşcinsel kadınların hepsi akıl hastanesine kapatılmalıdır.
    2 ... kazuo kiriyama
  • sevgilisi olanların genelde düşük zekalı olması

    4.
    Sevgilisi olanların zekasının düşüklüğünü bilmem fakat kadınlar sürekli aptal ve dejeneratif erkeklerle sevgili oluyor.
    1 ... kazuo kiriyama
  • yazarların ateist olma hikayeleri

    24.
    18 yaşına kadar müslümandım. Müslüman derken yine namazı falan aile zoruyla kılıyordum. Gerçi üşendiğim için çoğu zaman kılıyormuş gibi yapıyordum. Fakat itikadi olarak tam bir müslümandım. Amenerrasulü'ye kadar tüm duaları ezbere biliyor, Bir kuran sayfasını 5 dakikada tecvitli bir şekilde okuyup bitirebiliyordum. Dindar bir aileye sahibim. Özellikle babam denen herifin yobazlığını anlatmaya kelimeler kifayetsiz kalır. Herifte sike sürülecek akıl yok. Annem de zaten mesleği gereği (kuran kursu öğretmeni) dindar bir insan fakat asla dinci ve yobaz bir insan olmadı.

    Çocukluğumun yaz tatilleri baba zoruyla daima sikko dinci yurtlarda geçti. Hatta 8. sınıfa geçtiğim dönem gittiğim süleymancı yurdunda ayakta işediğim için az daha linç ediliyordum. Orospu çocukları, öğrencilerden birini milletin tuvalette nasıl işediğini dikizlemesi için görevlendirmişlerdi. Gidenler bilir böyle dinci yurtların hapishaneden hiçbir farkı yoktur. Namaz vaktinden 10 dakika önce herkesin mescite çıkıp oturarak ezanın okunmasını beklemeliydi. Bu bekleme sırasında oturup boynu bükmek zorunluydu. Dua sırasında eller birleşik olarak açılmalıydı. Namaz sırasında eğilip kalkarken eller çıtlamamalıydı. Kot pantolon falan giymek yasaktı. Böyle sikindirik ortaçağ adetlerini kural diye koymuşlardı.

    Ayrıca ara sıra yaşlı herifin teki gelip yatsı namazından sonra vaaz verirdi. Ulan adamın bastığı yeri öpmek, içtiği sudan içmek için millet birbiriyle yarışırdı. Tabi o zamanlar aklım ermediği için pek yadırgamazdım fakat şuan hatırlayınca bile midem bulanıyor. Bu kadar salağı bir arada başka hiçbir yerde görmedim.

    Lise 2'ye kadar böyle geçti. Ondan sonra ygs-lys yaklaştığı için derslere ağırlık verince din eğitimi arka planda kaldı. Lisedeyken çoğu kez düzenli şekilde namaza başlamaya karar versem de evde olmadığım zamanlar özellikle okuldayken namaz aklıma gelmiyordu bile. Fakat kesin bir şekilde Allah'a inanıyordum. O zamanlar Allah'ı manevi bir sığınak olarak kullanıyordum. Darda kaldığım zamanlarda kendimi teselli etmek ve ölüm denilen gerçeğin korkunçluğunu bertaraf etmek için kullandığım manevi bir uyuşturucuydu din benim için. Ayrıca sorgulamak ve diğer dinleri araştırmak aklımın köşesinden bile geçmiyordu.

    Lise bittikten sonra güzel bir bölümü tutturamadığım için mezuna kaldım. Sınava tekrar hazırlanacaktım. Yıl 2013 falan. Facebookta boş boş takılıyorum. Karikatür sayfası diye Karikateist sayfasını beğenmiştim. O zamanki karikateist sayfasını şimdikiyle karıştırmayın. O zamanlar sayfa adminleri entelektüel ve bilgili insanlardı. Sayfayı beğenmiştim fakat gönderileri okumaya korkuyordum. Sayfanın gönderileri ana sayfamda çıktığı zaman sırf gönderileri okumamak için mouse'un tekerleğini hızlı hızlı çevirip scroll down yapıyordum. Okuduğum zaman günaha gireceğimi sanacak kadar dindardım. Bir gün merakıma yenik düştüm ve sayfaya girip teker teker gönderileri okumaya başladım. islam karşıtı argümanları okuyunca ''bunlar uydurmadır'' diyip kendi kendimi teselli etmeye çalışıyordum. Fakat internette söz konusu argümanları araştırdığımda hepsinin bilimsel bir temeli olduğunu gördüm. işte ilk kurt içime o zaman düştü.

    Sayfa yöneticilerinden ''Alfa'' ile iletişime geçip onu cehenneme gideceğine dair yobazca tehdit ettim. internette rastgele gördüğüm islami argümanları peş peşe mesajla gönderdim. Fakat hepsine sakin bir üslupla bilimsel temellere dayanarak cevap verdi. Bu arada söz konusu sayfa yöneticisi şuan ateizmle ilgili 2 kitap yazmış, televizyon kanallarında sempozyumlara katılmış olan (bkz: mehmet mirioğlu)'dur. Tabi o zamanlar şimdiki kadar ünlü değildi. internetten bulup gönderdiğim her islami argümana cevap verdikten sonra büyük bir bunalıma girdim. 18 yıl boyunca körü körüne inandığın dini değerlerin bilim karşısındaki acizliğini görmek beni büyük bir bunalıma sokmuştu. Tam 6 ay boyunca ateizm ile islam arasında gidip geldim. Eğer laik, dindar olmayan bir ailede doğmuş olsaydım sanırım geçiş süreci bu kadar uzun ve sıkıntılı olmazdı. Sayfanın gönderilerini okumaya korkan ben bu sefer yeni gönderileri hevesle bekler olmuştum.

    Diğer mecralardan da sorgulamaya ve araştırmaya başladım. Evrimi araştırmaya karar verdim. O sırada Efe aydal'ı öğrendim. Evrim ile ilgili videolarını seyrettim. Daha sonra Evrim Ağacı isimli grubun ve Çağrı Mert Bakırcı'nın doğal seçilim ve evrimsel biyoloji ile ilgili yazılarını okumaya başladım. işte o zaman Dünyanın bir gladyatör arenası olduğunu ve yaşadığım acımasız hayatın doğal seçilim üzerine kurulu olduğunu fark ettim. içimdeki son inanç kırıntısını temizlemiş olan şey ise Arif Tekin kitaplarıydı. Özellikle Kuran'ın Kökeni isimli kitabı bana son noktayı koydurtmuştu. Sahte isimle facebook profili açıp ateizmi yaymaya ve müslümanlarla tartışmaya başladım. En bilgili müslümanları bile susturabiliyordum. Ateist olduktan sonra Dünya görüşüm her alanda tamamiyle değişmişti. Sanki beynimde düşüncelerimi kontrol eden bir tümör vardı da onu söküp atmış gibi hissediyordum. Sanki önceden siyah beyaz görüyordum da şimdi renkli görmeye başlamışım gibi bir duygu. Quake 4 oynayanlar bilir stroggification işleminden sonra oyunun karakteri nasıl değişiyorsa ben de vizyonsal açıdan o şekilde değişmiştim.

    Her ne kadar 4 yıldır ateist olsam da en samimi olduğum arkadaşlarım haricinde (onlar da ateist) ateist olduğumu herkesten gizliyorum. Çevre şartları böyle gerektiriyor.
    4 -5 ... kazuo kiriyama
  • the gaslamp killer

    5.
    Baba tarafından dedesi türk olan amerikalı müzisyen.
    ... kazuo kiriyama
  • yeni şeyler getiriyorum